Tersyüz
Kitabın orjinal adı: Making Faces
Sayfa sayısı:373
Yayınevi: yabancı
Yazar: Amy Harmon
Arka kapak:
"Tersyüz bize modern yaşamın unutturduğu duyguları hatırlatıyor. Güzellik sadece yüzeysel olabilir ama bu hikâye ta içinize işleyecek ve uzun süre aklınızdan çıkmayacak." -A Love Affair With Books -
"Zaman zaman sizi neye uğradığınızı şaşırtan bir kitap okursunuz. Bu kitap benim için tam olarak böyleydi. Bugüne kadar okuduğum en güçlü hikâyeydi ve bana inanın, çok çok fazla kitap okuyorum. " - Holly Kelly, Rising kitabının yazarı.-
"Hiçbir Çirkin, Ambrose kadar yakışıklı, hiçbir Güzel de Fern kadar naif olmamıştı! Tersyüz sizi toplum yargılarının ötesine götürerek, yaralı ve genç kalplerin bir attığı bu duygusal hikâyeyle içine çekecek." -Romancekolik-
"Tersyüz, sevginin, arkadaşlığın, kaybetmenin ve hayata dair ikinci bir şansın, duygusal, yürek burkan ama aynı zamanda içinizi ısıtacak, kolay kolay unutamayacağınız öyküsü." -Tuğçe'nin Kitaplığı-
Ambrose Young okulun en çekici çocuğu ve kasabanın yıldız güreşçisiydi. Uzun boylu ve yapılı bir vücudu, omuzlarına değen saçları ve yakıcı gözleriyle aşk romanlarının kapaklarını süsleyebilecek kadar yakışıklıydı. Fern Taylor bunun farkındaydı ve Ambrose Young'a âşıktı. Belki de bu kadar yakışıklı olduğu için Fern asla onunla birlikte olabileceğini düşünmemişti. Ta ki her şey tersyüz olana ve Ambrose'un eski yakışıklılığından eser kalmayana kadar… Tersyüz, beş genç adamın küçük bir kasabadan kalkıp savaşa gidişinin ve içlerinden sadece birinin geri dönüşünün hikâyesi... Hayatı, benliği, güzelliği kaybetmenin hikayesi... Bir kızın, yıkılmış bir çocuğa ve yaralı bir savaşçının, sıradan bir kıza olan aşkının hikâyesi... Kalp kırıklığının üstesinden gelen bir arkadaşlığın ve bilinen kalıpların dışına çıkan bir kahramanın hikayesi... Tersyüz, hepimizin içinde biraz iyiliğin biraz da kötülüğün olduğunu keşfettiğimiz modern çağın Güzel ve Çirkin'i...
Tersyüz , gerek karakterleriyle , gerek hayat hikayeleriyle okuyanların aklından kolay kolay çıkabilecek bir kitap değil . Güzel olanın çirkin'e , çirkin olanın ise güzel'e dönüşülmesi ancak bu kadar etkileyici yazılabilir . Fern'in yıllardan beri bitmek tükenmek bilmeyen imkansız olan Ambrose 'a duyduğu aşk beni hayran bıraktı . En etkilendiğim olaylar ise Fern ne olursa olsun Abrose 'u her koşulda sevmiş , ve kalbini ona açmış olması . Ambrose 'un ise savaşta öldüğü arkadaşların ardından vicdan azabı duyması ve yüzünün mahvolduğu için sevilmeyi hak etmediği düşüncesi .
Bu kitap okuyanları hayran bırakacak ve herkesin önemli olan yüzün değil , kalbin düşüncesini anlamasını sağlayacak .
Kitaptan alıntı ;
Hepimizin yüzünü Tanrı yarattıysa benimkini yaratırken kahkahalarla gülmüşmüdür?
Yürümeyen bacaklar ; görmeyen gözler yaratır mı ?
Başımdaki saçları serseri bir isyankarlık içinde ayaklanana kadar dalgalandırır mı ?
Sağır bir adamı daha da bağımlı yapmak için kulaklarını kapatır mı ?
Görünüşüm bir tesadüf mü , yoksa kaderin bir cilvesi mi ?
Beni böyle o yarattığına göre , nefret ettiğim şeyler için O'nu suçlamam uygun düşer mi?
Her aynaya baktığımda daha da kötüleşen kusurlar için,
İçimde fark ettiğim kötülük için , tiksinti ve korku için ,
Bizi anlayamadığım bir neden yüzünden , kendi zevki için mi şekillendirir ?
Hepimizin yüzünü Tanrı yarattıysa benimkini yaratırken kahkahalarla gülmüş müdür ?

Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil